22 Eylül 2019 - Pazar
Anasayfa / Enerji / Petrol Raporu – 1. Bölüm

Petrol Raporu – 1. Bölüm

Petrol Raporu (1. Bölüm)

Yazan: Ahmet Furkan YAVUZ  UGSAM Araştırmacısı

Özet

Günümüzde küresel enerji politikaları, ağırlıklı olarak petrol ve doğal gaz tarafından belirlenmektedir. Bu politikaların temelini şekillendiren bölgeler ise, rezervler açısından en büyük pay sahip olan Orta Doğu, Orta Asya ve Hazar bölgeleridir. Petrol ve doğal gazın aranması, üretimi ve uluslararası pazarlara ulaştırılmasında, küresel anlamda önemli bir rekabet söz konusudur. Küresel enerji piyasalarının önemli aktörlerinden olan Rusya ve İran’ın kaynaklarını pazarlamada yaşadığı sorunlara karşın, ABD, AB, Çin, Hindistan ve Türkiye ihtiyaç duydukları enerjiyi alternatif kaynaklardan kesintisiz, ucuz ve güvenli olarak elde edebilmek için çok yönlü politikalar yürütmeye çalışmaktadırlar. Petrol ve doğal gaz üreticileri için stratejik bir öneme sahip olan Türkiye, gelecekte enerji pazarı olmaya da aday bir ülkedir. Bu nedenle, petrol ve doğal gaz ithalatında kaynak çeşitliliğinin, arz güvenliği ve sürekliliğinin sağlanması ile enerji taşıma projelerinin geliştirilmesi Türkiye için çok büyük önem taşımaktadır.Önümüzdeki 25-30 yıllık süreçte de fosil yakıtların dünya enerji arzındaki önemini koruyacağı genel kabul gören bir husustur. Şu anda dünya birincil enerji talebinin karşılanmasında yaklaşık %80’lik bir paya sahip olan fosil yakıtların (petrol, doğal gaz, kömür, vb.) 2035’te de benzer bir seyir izleyeceği tahmin edilmektedir. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre bu pay baz senaryoda %80, yeni senaryoda ise %75 olacaktır.[1] ExxonMobil’in senaryosuna göre de küresel enerji arzı içinde fosil yakıtların payı 2040’ta %80 olacaktır.[2] BP’nin senaryosuna göre ise 2030’da bu pay %75-80 arasında gerçekleşecektir.[3]

Gelecek projeksiyonları yapan ciddî pek çok çalışmada genel kabul gören husus, önümüzdeki 20-30 yıllık dönemde fosil yakıtların enerji arzındaki önemini koruyacağı ve toplam arzda en az dörtte üç oranında bir paya sahip olacağıdır. Bu süreçte petrolün payının düşeceği, kömürün payının biraz ve doğal gazın payının ise görece daha fazla artacağı öngörülmektedir. Kömürdeki artışın özellikle gelişmekte olan ülkelerin hızla artan taleplerinden kaynaklanması beklenmektedir.

 

Giriş

  1. Petrol

Latince petro (taş) ve oleum (yağ) kelimelerinden oluşan petrol kelimesi taşyağı anlamına gelmektedir. Petrol, hidrojen ve karbondan oluşan, içerisinde az miktarda nitrojen, oksijen ve kükürt bulunan bir bileşimdir; yalın bir formülü yoktur.

Rafine edilmemiş sıvı haldeki petrole ham petrol, gaz halindeki petrole doğalgaz, yarı katı ve katı halde bulunan ve ağır hidrokarbon ve katrandan oluşan petrole ise özelliklerine ve yöresel kullanımlarına bağlı olarak asfalt, zift, katran ve benzeri isimler verilir. Ham petrol ve doğalgazın ana bileşenleri hidrojen ve karbon olduğu için hidrokarbon olarak da isimlendirilirler.

Ham petrol, sıvı hidrokarbonlarla değişen oranlarda çözünmüş gaz, katran ve katkı maddelerinden oluşur. Hafif (yüksek graviteli) petrol açık kahverengi, sarı veya yeşil renkli; ağır (düşük graviteli) petrol ise koyu kahverengi veya siyah renklidirler. Yüksek graviteli petrolün rafinajından çoğunlukla benzin, gazyağı ve motorin gibi hafif ve beyaz ürünler; düşük graviteli petrolün rafinajından ise fuel-oil ve asfalt gibi ağır ve siyah ürünler elde edilir.

 

Devamı İçin
DN 11 – Petrol Raporu

hakkında Ugsam

Ayrıca kontrol et

UGSAM Ülke Raporları – DOĞU TÜRKİSTAN

    ÜLKE RAPORU – DOĞU TÜRKİSTAN Abdurrahman GENÇLER – UGSAM Koordinatörü GİRİŞ Günümüzde birçok …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

casino metropol casino maxi