15 Kasım 2018 - Perşembe
Anasayfa / Analizler / İdlib Senaryoları

İdlib Senaryoları

 

İDLİB SENARYOLARI

İslam ÖZKAN – UGSAM Araştırmacısı

İdlib’le ilgili farklı senaryoların devreye girmesi mümkün. Ancak şunu unutmamak gerekir ki Suriye ve Rusya’nın kentteki cihatçılarla geniş çaplı bir çatışmaya girerek onları etkisiz hale getirme noktasında gerekli güce sahipler. Bunu şu ana kadar yapmamaları, birincisi daha stratejik şehirleri ele geçirip buradaki silahlı güçleri İdlib’de toplama kaygısından kaynaklanıyordu. Diğer bölgeler büyük ölçüdeki sorunlar büyük ölçüde halledilince ise bu kez İdlib’de yaşanacak bir çatışmanın hem sivil kaybı anlamında çok büyük sonuçlar doğurması hem de Rusya ve İran’ın Türkiye’yi Suriye’deki kendi denklemleri içerisinde anlamlı bir yere oturtma endişesi, operasyonun ertelenmesine neden oldu.

Bu kaygıların bir ürünü olan Soçi toplantısında tarafların anlaşmaya varması, Rusya’nın İdlib’de dahil olmak üzere Suriye’nin sınırları içerisinde olan şehirlerde Şam yönetiminin egemenliğini yeniden tesis etme arzusundan feragat ettiği anlamına gelmiyor. Rusya ve İran, Suriye’deki denklemi Şam yönetiminin lehine tesis edecek enstrümanın önemi, siyasi mi yoksa güce başvurmayı gerektiriyor mu, bunlar tamamen hedefe giden yolda, yani Suriye kentlerinin silahlı muhaliflerden arındırılması hedefini ne ölçüde gerçekleştireceğine bağlı olarak değişir. Dolayısıyla ara çözüm ve anlaşmalar, başka aktörlerin zannettiği sonuçları getirmeyebilir. Rusya’nın bu anlamda Türkiye’nin İdlib’de ilanihaye askeri bir güç bulundurmasına izin vermesi beklenemez. Astana sürecinin maddeleri okunduğunda bunun açık olduğu görülecektir.

Bu çerçevede bakıldığında Son Soçi toplantısını Türkiye’nin sırtına yüklenmiş yükümlülükler anlaşması olarak görmek daha doğru olacaktır. Suriye’de İdlib’le ilgili senaryolara da bu çerçevede bakıldığında muhtemel senaryoları şu şekilde sıralamak mümkündür:

  1. Birinci senaryoda Türkiye, HTŞ başta olmak üzere silahlı grupları İdlib’i silah bırakmaya ikna eder bu da İdlib kentindeki sorunun silahsız bir şekilde çözüleceği anlamına gelir. Bu durumda silahlı gruplardan ılımlı olarak nitelenenler, Türkiye’nin etki alanındaki ÖSO gruplarına katılırken daha radikal olanlarına kendi ülkelerine dönme izni verilir. ÖSO’ya katılanlar ise Türkiye’nin yönergeleri doğrultusunda YPG güçleriyle savaştırılmak üzere istihdam edilir. Bu senaryo, söz konusu gruplardan bir kısmının böyle bir şeyi kabul etse bile HTŞ’nin büyük ölçüde itiraz edeceğinden oldukça sıkıntılıdır. Ayrıca YPG’ye karşı savaş meselesi, Rusya ve ABD’nin çekincelerini ihtiva ettiğinden dolayı kolay bir süreç değildir. Engebeli ve engellerle dolu bir süreçten bahsediyoruz. İdlib’de ise Türk ordusu Rus güçleriyle bir süre daha yanyana bulunmaya devam eder. Ancak bir süre sonra siyasi müzakerelerin sonuç vermesi ve yeni bir anayasa süreciyle birlikte Türkiye İdlib’den çıkmak zorunda kalacak ya da Türk askerinin sadece gözetleme görevi olan sınırlı bir güç bulundurmasına izin verilecektir.
  2. Türkiye, silahlı grupları ikna edemez, bu durumda askeri operasyon başlamak zorunda kalır. Zaten Soçi anlaşmasıyla ilgili olarak Dışişleri Bakanı Lavrov yaptığı açıklamada Ekim ortasını işaret etmişti. Bu da Türkiye’nin önünde fazla bir zaman kalmadığını gösteriyor. Bu senaryoya göre Rusya ve Suriye orduları havadan ve karadan İdlib’i bombalamaya başlar. Ancak Rusya, insani yardım koridoru açarak sivillerin şehri boşaltmasını sağlar, böylelikle sivil kayıpları yok denecek kadar az olur dolayısıyla askeri operasyona karşı çıkanların eli de zayıflatılmış olur. Türkiye’de askerini İdlib kent merkezinden daha kırsal bölgelere kaydırır, böylelikle hem Türkiye’nin İdlib’deki varlığı korunmuş olur hem de askeri operasyon Rusya ve İran’ın istediği şekilde ilerler. Bu senaryo kanaatime göre en güçlü senaryodur.
  3. Üçüncü senaryo da Türkiye buna güçlü bir şekilde itiraz eder, bunun üzerine Rusya ile arası açılır, İran’la ilişkiler gerginleşir. Bu yüzden ÖSO ve HTŞ gibi gruplarla Suriye ordusu arasındaki sadece İdlib’de değil muhalif grupların bulunduğu bütün yerlerde tırmanır. Türkiye ile Rusya askeri çatışmanın eşiğine gelir. Suriye ordusuyla da hem Afrin’de hem de diğer bölgelerde karşı karşıya gelen Türk ordusu çatışmaya girer, her iki taraf da ağır kayıplar verir ve Türkiye Suriye’den bütünüyle çekilmek zorunda kalır. Bu senaryonun Türkiye’nin Rusya’yı karşısına almaya cesaret edemeyeceği ve Rusya’nın da Türkiye ile çalışmak isteyeceğinden, gerçekleşme ihtimali düşük bir senaryo olarak görüyorum.
  4. İdlib meselesi orta vadede sürüncemede bırakılır. Türkiye, Rusya ve İran aralarındaki görüş ayrılıklarına rağmen işbirliğini sürdürürler. Bu senaryoda Türkiye sonunda sadece HTŞ’nin tasfiye edileceği ancak ılımlı olarak nitelenen gruplara dokunulmaması şartını kabul ettirir. Bu senaryoda ılımlı gruplar başka yerlerden gelen takviye ve lojistik destekle güçlendirilir. İdlib’de bir iç savaş çıkar ve HTŞ tamamen tasfiye edilene kadar çatışmalar sürer. Tasfiye süreci bittiğinde “Ilımlı gruplar” kenti Türk ordusuna teslim eder. Türkiye de kent üzerindeki hakimiyetini Rusya ve İran’la paylaşır. Bu şekilde İdlib sorunu halledilmiş olur, YPG de siyasi sürece dahil edilerek müzakareler aşamasına geçilir. Bu senaryonun gerçekleşme olasılığı olmakla birlikte en güçlü senaryo olduğu söylenemez.
  5. İdlib operasyonunu engellemek için ABD, Türkiye ile ilişkileri geliştirir, FETÖ’yü iade etmese de YPG konusunda bazı tavizler verir. Türkiye ABD ile yakınlaşmayı kabul eder, bu ise Rusya ve İran’la köprüleri atmak demektir. Türkiye arkasında ABD olduğu için Rusya ve İran’la çatışmayı göze alır. ABD YPG’den de vazgeçer ya da YPG bu kez Rusya’ya yanaşır. Bu da Bir tarafta Rusya, İran, Suriye ordusu ve YPG diğer tarafta Türkiye, İsrail ve ABD’nin olduğu geniş ölçekli bir çatışmaya sürüklenmek demektir. Bunun vahim sonuçlarını anlatmaya gerek bile yok. Bu kez mesele artık İdlib meselesi değildir. Bu senaryo da ABD’nin YPG’den vazgeçme olasılığının bulunmadığı, ABD-Türkiye ilişkilerindeki sorunların kolay çözülemeyecek kadar kompleks olması nedeniyle oldukça zayıf görünmektedir.

Ancak bütün senaryolarda Rusya’nın İdlib’i müzakereler ya da silahlı çatışma yolu fark etmez, her halükârda kenti ele geçirdiğine dikkat etmek gerekir.

Yazının Tam Metnine Ulaşmak İçin

DN 16 – İdlib Senaryoları

hakkında Ugsam

Ayrıca kontrol et

Yemen Ellerinde Kirli Senaryolar

  Yemen İllerinde Kirli Senaryolar Enes Berat GÜRLER Yemen’e yönelik Mart 2015’te Suudi Arabistan öncülüğünde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir