15 Kasım 2018 - Perşembe
Anasayfa / Analizler / Türkiye’nin Tarım Politikası

Türkiye’nin Tarım Politikası

 

 

TÜRKİYE’nin TARIM POLİTİKASI

Mehmet HARPUTLUOĞLU – UGSAM Araştırmacısı

TARIM

Tarım, gerekli yararlı bitkileri yetiştirmek amacıyla toprak üzerinde yapılan çalışmaların bütünü demektir. Selçuklu ve Osmanlı buna ziraat demiştir. Arapça “muvaffakiyet, güç durumdan kurtulma” anlamlarına da gelen “felaha” kelimesinden türemiştir.

Anadolu toprakları yüzyıllardır Hitit, Selçuklu, Akkoyunlu ve Osmanlı gibi büyük imparatorluklara ev sahipliği yapmıştır. Kurulan tüm uygarlıklar Anadolu topraklarının bereketinden faydalanarak yüzyıllarca tarımla uğraşıp medeniyetlerini sürdürmüşlerdir. Bundan kaynaklı olarak Anadolu’da tarım ve toprağa büyük önem verilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti döneminde de Anadolu toprakları tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlar için vatan olmayı sürdürmektedir.

Dünyanın geçirmiş olduğu ekonomik dönüşümlerle birlikte tarım sektörü Osmanlı’nın son döneminden itibaren yozlaşmaya başlamış, yaşanan savaşlar ve buna bağlı olarak artan vergiler çiftçinin sırtında yük olmuş ve Anadolu insanı toprağını terk etmeye başlamıştır.

1923 yılında gerçekleştirilen İzmir İktisat kongresinde ekonomik kalkınmanın yolu büyük ölçüde çizilmiş. Tarım sektörünün yeniden Anadolu topraklarında canlanması için gerekli adımlar bir bir atılmaya başlanmıştır. 1925 yılında köylünün sırtında yük olan Aşar vergisi kaldırılmış, Ankara’da Atatürk Çiftliği kurulmuş, Toprak Mahsulleri Ofisi açılmış, Destekleme Alımları gerçekleştirilmiş, Ziraat Bankası aracılığıyla çiftçiye kredi sağlanmış, Köy Enstitüleri  aracılığıyla köylüye eğitim verilmiş, Toprak Reformuyla köylü topraklandırılmış dış alımlara da kısıtlamalar getirilmiş vb.tarım politikaları ile tarımla birlikte üreten bir ülke konumuna yeniden başlamıştır.Bu süreç cumhuriyet  tarihinde 2.defa tekrarlanarak 1996-1997 yıllarında Refah-Yol iktidarı ile yeniden bir milletin ve ülkenin  doğuşu olarak kabul edilebilir.İthalatın kısıtlanarak içeride üretimi destekleyen politikalar aşağıda anlatacağımız küresel ölçekteki projeleri de sekteye uğratmıştır.

Ülkemiz dönem dönem sancılı süreçler içinden geçerken bundan en çok etkilenen ama fark edilmeyen bir sancıdır tarım. Siyasi istikrarsızlık ve dış politika hamlelerine kurban edilen tarım politikamız ülkemizin bağımsızlığının ve güçlü olmasının en önemli temel taşını oluşturuyordu.1980 öncesinde daha basit ve önlenebilir tehditler tarımı sıkıntıda bıraksa da o süreçte mesela tarımda desteklenen ürün sayısında artış dahi olmuş ve ithalat kısıtlamalarından vazgeçilmemiştir.24 ocak 1980 kararlarında bu desteklenen ürünlerin sayısı düşürülmüştür.En önemli değişim bu tarihlerden sonra ülkemizin bütün politikaları ile birlikte tarımda yaşanmıştır. 1980 sonrası değişen Türkiye ekonomik politikaları ve anlayışı tarıma adeta üretenler açısından zincirlemiştir. Ekonomilerde dönüşümlerin hızlandığı 1980 ve sonra artan liberalizasyon ile ekonomiler dışa açılmış ve rekabet etmenin önem kazandığı bir dönem başlamıştır. Yeni dönemle birlikte Dünyada ve Türkiye’de yeni tarım politikaları belirlenmiş, özellikle Türkiye’nin Avrupa Birliğiyle başlatmış olduğu gümrük birliği ve dış ticarette gümrük vergilerinin tarım ürünleri ve bazı ürünlerde sıfırlanmasıyla rekabet gücü daha ön plana çıkmıştır

Yazının Tamamına Ulaşmak İçin:

DN 20 – Türkiye’nin Tarım Politikası

hakkında Ugsam

Ayrıca kontrol et

İdlib Senaryoları

  İDLİB SENARYOLARI İslam ÖZKAN – UGSAM Araştırmacısı İdlib’le ilgili farklı senaryoların devreye girmesi mümkün. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir