19 Aralık 2018 - Çarşamba
Anasayfa / Ekopolitik / Jeotermal Enerji

Jeotermal Enerji

JEOTERMAL ENERJİ

1.JEOTERMAL ENERJİ NEDİR ve JEOTERMAL ENERJİ KAYNAĞI NASIL OLUŞUR?

Jeotermal kaynak kısaca yer ısısı olup yer kabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu, kimyasallar içeren sıcak su, buhar ve gazlardır. Jeotermal enerji ise yerin derinliklerindeki kayaçlar içinde birikmiş olan ısının akışkanlarca taşınarak rezervuarlarda depolanmasından oluşan sıcak su, buhar ve kuru buhar ile kızgın kuru kayalardan yapay yollarla elde edilen ısı enerjisidir [1].

Şekil 1. Yerkürenin iç bölgeleri ve sıcaklıkları

 

Jeotermal kaynaklar genellikle aktif kırık fay sistemleri ile volkanik ve magmatik birimlerin çevresinde meydana gelmektedir. Jeotermal enerji; yeni, yenilenebilir, sürdürülebilir, ucuz, güvenilir, çevre dostu, yerli ve yeşil bir enerji türüdür.

Yağışlarla oluşan suların devamlı olarak yeraltına sızması ve yeraltı sıcaklığı ile ısınmasıyla oluşan sıcak su kaynakları sürekli bir döngü içerisindedir. Jeotermal enerji, yararlanılıp tüketildikçe kendi kendine yeniden oluşmakta, kendini yenilemekte olduğu için “yenilenebilir enerji” kaynağıdır. Bu enerji kaynağı, gözenekli ve çatlaklı kayaç kütlelerini besleyerek oluşturdukları jeotermal birikimi, yeraltı ve re enjeksiyon koşulları sürdükçe yenilenebilir ve sürdürülebilir kaynaktır. Bu sebeple kısa süreli atmosferik koşullardan etkilenmez. Jeotermal birikimlerden yapılan sondajlı üretimlerde jeotermal akışkanın çevreye atılmaması ve birikimin beslemesi açısından, görevi tamamlandıktan sonra tekrar yeraltına gönderilmesi yani re enjeksiyon işlemi, birçok ülkede yasalarla zorunlu hale getirilmiştir.

Jeotermal enerjinin geçmişine bakıldığında 20. yüzyılda artan enerji ihtiyacından dolayı İtalya’da Larderello bölgesinde, 1904’te ilk jeotermal elektrik üreteci denenmiştir. Daha sonraları 1911’de dünyanın ilk ticari elektrik üretim santrali aynı bölgede İtalya’da kurulmuştur. Bunun dışında, Japonya Beppu’da ve Amerika Geyser’lerde ancak deneysel üreteçler şeklinde yer almıştır. 1958’e kadar İtalya’daki jeotermal elektrik santrali dünyanın tek endüstriyel üreticisi olarak kalmıştır. 1958’de Yeni Zelanda’da Wairakei istasyonu İtalya’dan sonra en büyük ikinci endüstriyel üretici konumuna gelmiştir. Ayrıca önemli bir adım olarak Wairakei santralinde ilk çürük buhar teknolojisi kullanılmıştır. 1960’lı yıllarda ilk jeotermal elektrik santrali Kaliforniya’da Geyser’lerde kurulmuştur. 1967’de ilk iki elemanlı çevrim santrali Rusya’da gözlemlenmiştir.

Bu teknoloji 1981’de Amerika’ya da gelmiştir. Böylelikle daha hızlı harekete geçebilen, daha düşük sıcaklıklı kaynakların kullanımı sağlanmıştır. Tüm bunları takiben 2006’da Alaska  Chena Hot Springs bölgesinde düşük sıcaklıklı olarak 570 °C’de elektrik üretimi gerçekleştirilmiştir [2].

Jeotermal enerji, modern jeotermal elektrik enerjisi santrallerinde CO2, NOx, SOx gazlarının salınımı çok düşük olduğundan temiz bir enerji kaynağı olarak görülmektedir. Jeotermal enerji, jeotermal kaynaklardan doğrudan veya dolaylı her türlü faydalanmayı kapsamaktadır. Düşük sıcaklıklı (20- 70 °C) sahalarında başta ısıtma amaçlı olmak üzere endüstride genellikle kimyasal madde üretiminde kullanılmaktadır. Orta sıcaklıklı (70-150 °C) ve yüksek sıcaklıklı (150 °C’den yüksek) sahalarında ise elektrik üretiminin yanı sıra re enjeksiyon koşullarına bağlı olarak bütünleşmiş şekilde ısıtma uygulamalarında da kullanılabilmektedir. Burada belirtilen re enjeksiyon elde edilen jeotermal akışkanların kullanıldıktan sonra tamamının veya kalan bölümünün yer altı jeolojik yapı ve oluşumlarına geri gönderilmesi olarak tanımlanır [3].

Jeotermal enerjinin avantajları:

  1. Yerli, temiz, yenilenebilir ve sürdürülebilir bir kaynak olması
  2. Elektrik ve ısı enerjisi üretimi için entegre olarak kullanılabilmesi
  3. Baz yük üreticisi olması ( 7 gün 24 saat kesintisiz enerji üretime elverişli olması)
  4. İşletme maliyetlerinin düşük olması
  5. Teçhizatların %70’inin yerli üretim olması

Jeotermal enerjinin dezavantajları:

  1. Yatırım maliyetlerinin yüksek olması
  2. Güneş ve rüzgâr enerjisi gibi yaygın olmaması
  3. Çevresel riskler ( jeotermal enerji açığa çıkarken sıcak su ve CO2 gibi zararlı gazların açığa çıkması)

Yazının Tamamına Ulaşmak İçin:

DN 24 – Jeotermal Enerji

hakkında Ugsam

Ayrıca kontrol et

BOR

  BOR 1.     TARİHÇESİ İlk olarak 4000 yıl önce Tibet’te Babillilerin değerli eşyaların ergitilmesinde, Eski …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir