15 Ekim 2019 - Salı
Anasayfa / Analizler / Hocalı Soykırımı |Azerbaycan

Hocalı Soykırımı |Azerbaycan

Bugün günlerden 26 Şubat. Tarihe kara harflerle yazılan bugünde hiç unutmadığımız ve hiç unutamayacağımız bir vahşet, trajedi ve “insan haklarının” yok edildiği bir soykırım yaşanmış ve acılarla hep yaşatılmaktadır. Bu soykırımın adıdır “Hocalı Soykırımı”Bir tarafta acımasızlığın, insanlıktan bir haber zihniyetin ve zalimce bir tavrın, diğer bir yanda ise şerefliği bayrak edinen düşüncenin, ölümü Allah’a ulaştıracak bir vasıta olarak görülen inancın, mertçe ve korkusuzca mücadele azminin var olduğu bu soykırım sadece Azerbaycan halkının değil aynı zamanda dünya tarihinin en korkunç ve trajik sayfalarından biridir. Acımasız ve korkusuzca gerçekleştirilen bu soykırım eylemi, insanlık tarihine en korkulan kitlesel terör eylemlerinden biri olarak hiçbir zaman zihinlerimizden silinmeyecektir.

Soykırımın Kronoloji’si

Hathin, Hiroşima, Nagazaki ve Songymi gibi yüzyılın korkunç trajedileriyle aynı çizgide yer alan ve 20. yüzyılın sonunda gerçekleşen “Hocalı Soykırımı” zalim, agresif ve cezai Ermeni politikasının bir sonucudur. İki inancın,  iki milletin ve iki düşünce arasındaki karşı-durmanın başlangıcına neden olan bu sonucun, yani “Hocalı Soykırımı”nın tarihi sürecini dikkatle takip edelim:

Hocalı, ülkenin bağımsızlığının ilan edildiği süreç içerisinde (18 Ekim 1991) tarihi müttefikleri (Rusların)  bölgede yerleşen 366. alayından da destek alan Ermeniler tarafından giriş ve çıkış yollarını kapatılarak ablukaya alınmıştır. Bu ayın sonundan itibaren tüm kara yoluna ulaşım kapatılmış ve tek ulaşım vasıtası olarak helikopter kalmıştır ki, bölgeye son helikopter 1992 yılı Ocak ayının 28’inde gidebilmiştir. Bu da yapılacak olan zulmün ne kadar şiddetli ve acımasızca gerçekleştirileceğinin başlıca göstergesi olarak görülmemesi imkânsızdır.

Şuşa şehrinin semalarında sivil helikopterin vurulması ve bunun sonucunda 40 kişinin ölümünden sonra tüm ulaşıma kapatılan Hocalı’da mevcut ayın başlarından itibaren elektrikler kesilmiştir. Çaresiz ve yardımsız bir şekilde ablukaya alınan şehir, Şubat ayının ortalarından sonra Ermeni silahlı birlikleri tarafından tam şekilde kuşatılmış ve her gün toplarla, ağır makineli silahlarla bombalanmıştır. Ama yerli ahali, bu zorluğa rağmen kahramanca ve cesur bir şekilde ayakta durmayı başarmış ve gerekli savunmayı sağlamıştır. Sadece el tüfeği ve küçük makinelerle silahlanmış “özünü müdafie destesi”, yerli ahaliden teşkil olunmuştur.

Hocalı saldırılarına hazırlık, 25 Şubat’ta, savaş alanına 366. alayının akşam saatlerinde gelmesiyle başlanıldı. Saldırı, toplardan, tanklardan ve “Alazan” tipli yeni toplarından, iki saatlik ve ara verilmeden, yapılan ateşlerle gerçekleşti. Şehre üç istikamette saldırıldığından dolayı ahali, tek kurtuluş yolu olan Askaran’a doğru çekilerek savunmaya devam etmeye çalışmıştır.  Ama kısa sürede bunun bir kurnaz adım olduğu anlaşılmış ve Naxçevanik köyü yakınlarında, yerli “özünü müdafie destesi” Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından önleri kesilmiş ve gülle ateşine tutularak şehit edilmişlerdir. Bu azmış gibi silahsız ve savunmasız, zayıf ve yoksul insanların (kadın, çoluk-çocuk ve yaşlılar) çoğu karlı dağ ve ormanlarında, Askeran-Nahçıvanik ovasındaki Ermeni silahlı kuvvetler tarafından vahşicesine şehit edilmiştir.

Hocalı Soykırımı’nda hayatını kaybedenler:

  • Çocuklar – 63 kişi
  • Kadınlar – 106 kişi
  • Yaşlılar – 70 kişi.
  • 8 aile tamamen tahrip edilmiştir.
  • 25 çocuk her iki ebeveyni kaybetmiştir.
  • 130 çocuk ebeveyni birini kaybetmiştir.
  • 487 kişi yaralanmıştır.
  • 76’sı çocuk olmakla 1275 kişi esir alınmıştır.
  • 150 kişi itkin düşmüştür (kaybolmuştur).

Bu cinayette, 56 kişi özel vahşet ve zulümle öldürüldü. Canlı yandılar, başları kesildi, derileri soyuldu, bebeklerin gözleri çıkarıldı, hamile kadınların karınları süngülerle kesildi. Ermeniler bedenlerine bile hakaret ettiler.

Bu rakamlar, 1988’de Ermeni SSR’ sinin desteği ve Sovyet Rusya rehberliğinin ihmalkârlığı ile başlamış, Azerbaycan SSR’ nin bir parçası olan Dağlık Karabağ Özerk Oblastı’nın Ermenistan’a birleştirilmesi iddiasını gerçekleştirme konusundaki ihmali ile meydana gelen Ermeni – Azerbaycan Dağlık Karabağ çatışmasının en korkunç kanlı trajedisinin bariz örneğidir.

Neden Hocalı?

Yukarı Karabağ savaşı başladığından itibaren bu bölgenin en önemli tepelerinden birisinde olan Hocalı stratejik konum olarak Ermenistan Silahlı Kuvvetleri önem arz etmekte ve askeri bir hedef niteliğinde taşıyordu. Coğrafi – stratejik konum olarak Karabağ dağ silsilesinde Ağdam – Şuşa, Eskeran – Hankendi yollarının üzerinde yerleşen Hocalı’ nın Ermeniler tarafından saldırıya müsait olması ve bölgenin (Karabağ) başlıca şehri olan Hankendi’nden 10 km uzaklıkta güneydoğusunda yer alması dikkatlerden kaçınılmayacak derecede önemliydi. Ve bularla beraber Karabağ’daki tek havaalanı Hocalı’da olduğu da unutulmamalıdır.

Ermenilerin Hocalı’yı hedef alma amacı neydi? Bir yandan, Dünya’daki Hocalı’yı karadan kaldırmak, diğer bir taraftan andan da Karabağ’ın dağlık kesiminde Azerbaycan’lılardan kaynaklanan stratejik bir engeli ortadan kaldırmaktır. Çünkü Hocalı, tarihin ve kültürün geleneklerini Azerbaycan’ın eski zamanlarından modern zamanlara yansıtan bir konut yeriydi. Bu özel kültür, Hocalı – Gedabey kültürü olarak tarihe geçmiştir.

Hocalı’ nın kromlekleri, dolmenleri, tepegözleri, höyükleri ve diğer anıtların yanı sıra çeşitli ev eşyaları, insan toplumunun gelişim dinamiklerini yansıtan maddi kültür örnekleridir. Bundan dolayıdır ki, önceden hazırlan plan doğrultusunda ilerlersek, bir milletin varlığını yok etmek veya aradan kaldırmak için onlara mahsus olan başlıca şeyleri, yani kültürlerini yansıtacak dil, anıt, kabir, maddi ve manevi tüm şeyleri yok etmeye çalışmışlardır ki, bu istikamette atılacak ilk adım için en müsait yer -hedef- Hocalı idi.

Şimdi daha net bir şekilde anlaşılmaktadır ki, Hocalı sıradan olarak listenin başına alınan bir şehir olmamıştır. Hem tarihi ve kültürel acısından değeri hem de coğrafi-stratejik önemi Ermeni iş birlikçilerinin dikkatinden yayınmamış ve bu bağlamda mevcut plan doğrultusuna gerekli tedbirler alınarak soykırım gerçekleştirilmiştir.

Hocalı Soykırımı ve Uluslararası Birlikler’in Sessizliği

Dünyada kabul edilen uluslararası sözleşmeler ve evrensel yasalar “Hocalı Soykırımı”nı sadece bir trajedi olarak kınamak ve kabul edilemez bir olay olduğunu belirtmekle yetinmektedir. Bundan dolayı, 9 Aralık 1948 tarihinde BM Uluslararası Adalet Divanı’nda, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ne aykırı hareket eden ve bundan dolayı suçlu konumunda olan Ermenistan Cumhuriyeti aleyhine gerekli yaptırımlar yapılması beklenirken, soykırımı gerçekleştirenler arasında yer alanlarla beraber Seyran Ohanyan, Serzh Sarkisyan ve Robert Kocharian ve başkaları dün olduğu gibi bugün de Ermenistan’da önemli devlet görevlerinde bulunmaktadırlar.

Anlaşıldığı üzere yıllardır süregelen “Hocalı Soykırımı” meselesi defalarca uluslararası kurumlara şikâyet edilse de, bu bağlamda ilgili mahkemelere gerekli başvurular yapılsa da şuana kadar bu soykırım ilgi her hangi bir yaptırım yapılmadı ve böyle giderse yapılamayacak ve sadece bir “tartışma meselesi” (!) olarak kalacaktır.

Sonuç

Elbette yaşanan olaylardan dolayı derin acılar hissetmemiz nedeniyle duygusallıktan uzak durmamız mümkünsüzdür. Ama , “Hocalı Soykırımı” hususunda sonuç elde edebilmek ve sorumluların cezalandırılması suretiyle adaletin mümkün olduğunca sağlanabilmesi için meseleye yaklaşımımızda duygusallıktan öteye geçmemiz ve rasyonel yaklaşımı benimsememiz şarttır.

Bu soykırımın tanınması için yapılabilecek pek çok şey olsa da en başlıcası yapılacakların sistemli ve koordineli bir bütün olarak gerçekleştirilmesidir. Bu bağlamda; Başta İslam Birliği kurulması üzere hiçbir milletin soykırım ve diğer insanlığa karşı suçlarla karşılaşmak durumunda bırakılmaması ve hiç kimseye bu ve benzeri insanlık dışı fiillerin icra edilmemesi gerekmektedr…

Karman ELESGERLİ | UGSAM Araştırmacısı | Şubat 2019
Dosyanın Tamamına Ulaşmak İçin | Hocalı Katliamı

hakkında Ugsam

Ayrıca kontrol et

Sarı Yelekliler İsyanı | Fransa

17 Kasım’da Fransa’da başlayan eylemler, başta başkent Paris olmak üzere, ülke genelinde 3 bin farklı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

casino metropol casino maxi