15 Ekim 2019 - Salı
Anasayfa / Amerika / 11 Eylül Öncesi ve Sonrası Ekonomik Durum|Afganistan

11 Eylül Öncesi ve Sonrası Ekonomik Durum|Afganistan

Afganistan ekonomisinin %80’i tarım ürünleri oluşmaktadır. Diğer kalan %20 ‘lik kısmını endüstri ve hizmet sektörü oluşturmaktadır. Haşhaş, meyve, fındık, yün, pamuk gibi tarım ürünlerini ülke ihraç etmektedir. Tekstil, sabun, gübre, mobilya, ayakkabı, doğalgaz, yağ, kömür, bakır ise başlıca endüstriürünleri arasındadır. Ülke büyük ölçüde bakır rezervlerine de sahiptir.

Başlıca Ticaret Ortakları: Pakistan, Hindistan, Tacikistan, ABD, Rusya Federasyonu

Başlıca İhracat Kalemleri: Meyve, kabuklu yemişler, el dokuması halı, yün, hayvan postu, deriden yapılmış giysi ve yarı işlenmiş mücevherler

Başlıca İthalat Kalemleri: Mekanik ve diğer eşyalar, yiyecek, tekstil ürünleri ve petrol

Afganistan’ın doğru bir analizini yapabilmek için ülkenin bulunmuş olduğu coğrafi konumu ve tarihinde yaşadığı olayları iyi analiz etmek gerekir. Afganistan İran, Pakistan, Türkmenistan, 1991’den önce Sovyet ve ülkenin küçük bir bölümünün Çin’e sınırı bulunmaktadır. Ülke birçok etnik kimliğe ev sahipliği yapmaktadır. İslam dini bu kadar farklılıkların bulunduğu Afganistan’da tutkal görevi görmektedir. Ticaretin kesişim yolları ve Enerji Nakil yolları üstünde bulunan Afganistan tarih boyunca çeşitli ulusların istilasına uğramıştır (Yunanlar, Araplar, Farslar, Sovyetler, İngilizler vb.). Bu durumdan dolayı ülke çok fazla tehdit altında kalmış ve istikrarı bir türlü sağlayamamıştır. 1919 yılında ülke İngiliz saldırısına karşı mücadele etmiş ve bağımsızlığını kazanmıştır.

Bu tarihten itibaren ülke birçok anlaşmazlık ve darbelere seyirci olmuştur. 1980 yılında Demokratik Halk Partisi’nin Perçem kanadından Bebrek kemal Sovyet askerlerinin desteğiyle Ülke yönetiminin başına getirilmiştir. Bu darbeye büyük karşıtlık besleyen muhalif kanat yıllarca ABD, Çin, Pakistan, İran, Suudi Arabistan tarafından para ve silah yardımıyla desteklenerek rejimle çatışma haline girmiştir. Sovyet tankları ancak Afganistanı 1989 yılında terketmiştir. Bu darbe ülkeye ekonomik manada çok büyük zararlar vermiştir.

1979 – 1999 yıllarında Afganistan’da Uluslararası kurumlar tam bir ölçüm yapamasa da GSYİH 225 milyardan 160 milyarlara çekildiği tahmin edilmektedir. Bu dönemde ABD başta olmak üzere batılı ülkelerde kişi başına düşen milli gelir 3’e katlanırken Afganistanda gerileme yaşanmıştır. Dolardaki değer düşüşü de hesaba katıldığı zaman kişi başına düşen milli gelir %50-60 oranlarında düşüş yaşamıştır.

Afganistan tüm dünyada aynı dönemde yükseliş meydana gelirken ülke tam tersine aşağılara doğru bir hareket izlemiştir. Aşağıdaki grafik ülkeyle alakalı bize bazı bilgiler sunmaktadır. Grafiğe bakacak olursak bir ülkenin ekonomik olarak 21 yılı istikrarsız geçmiştir. Kısacası ülke 21 yılını kaybetmiştir. 2001 yılında ülke Dünyanın en fakir 5. Ülkesi durumuna düşmüştür. 2001 yılındaki ölçümlere göre 26 milyonluk ülke 4.1 milyar dolarlık milli geliriyle Kocaeli’nin yarısı kadar bile üretim yapamamaktaydı (üretim 9 milyar dolar).

11 Eylül 2001 tarihinde meydana gelen ikiz kuleler saldırısından sonra Usame bin Ladin’in teslim edilmemesi üzerine İngiltere ve ABD tarafından Afganistana hava saldırıları başlatılmıştı. O tarihten itibaren ülke Taliban tarafından yapılan terör saldırılarına maruz kalmaktadır. 2001 yılından itibaren ülkenin ekonomik durumu Dış yardıma dayalı bir hale bürünmüştür. Grafikte verilen bilgilere göre 2003-2012 yılları arasında ülke ekonomisi yıllık ortalama yaklaşık %9,2 oranda büyüme göstermiştir.

Ülkede yetenekli iş gücü sıkıntısı çekilmekte olup 25 yaş üstündeki okuma yazma oranı dünyadaki diğer ülkelere kıyasla çok düşük seviyelerdedir. Yukarıdaki grafik bunu açıkça ifade etmektedir.

Şuan ülkedeki yetenekli iş gücü oranı %30’lar seviyesindedir.  Yukarıdaki tabloya göre ülkenin ihracatı 2010 yılında 588 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ithalatı 9,186 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Ülkedeki iç savaştan dolayı dış ticaretinde dalgalanmalar yaşayan Afganistan’ın en yüksek ihracat verisine ulaştığı yıl 2014 iken aynı yılda ithalatta gerilemeler yaşansa da 6,328 milyar olarak gerçekleşmiştir. Ülke bundan dolayı büyük dış ticaret açığı yaşamakta ve dış destekten bağımsız ekonomik hayatını sürdüremeyecek durumdadır. Ülke Dünya bankası, Asya Kalkınma Bankası, Aga Khan kalkınma ağı gibi kuruluşlardan dış yardım almaktadır. Alınan dış yardımların %55’i Merkezi  yönetimin giderleri için kullanılırken(maaş ödemeleri gibi) , %35’lik bir kısmı yatırımların payına ayrılmış durumdadır. Ülke kendi memurunun maaşını dahi tek başına tamamını ödeyebilecek durumda değildir.

Afganistan hükümeti yeniden yapılandırma sürecinde özel sektörün gelişmesi için ülkeye yabancı sermayenin çekilmesine önem vermektedir. Bu bağlamda Afganistan Yatırım Destek Ajansı (AISA) verilerine göre ABD, Pakistan, Türkiye, İran, Birleşik Krallık ve Hindistan önemli yatırımcılar arasında yer almakta olup en fazla doğrudan yabancı yatırım inşaat ve hizmetler sektörüne gelmektedir. Ülkede yerel nitelikli yaklaşık 47.000 şirket bulunurken, yabancı nitelikli şirket sayısı 3400 civarındadır. Yukarıdaki tabloya bakacak olursak 2001-2005 yılları arasında sürekli artan yabancı yatırımlar o tarihten itibaren dalgalanmalar göstermiştir.

Dünya Bankası 2014 yılı iş yapma kolaylığı endeksine göre Afganistan, İş Yapma Kolaylığı bakımından, 189 ülke içerisinde 183. sırada bulunmakta olup, bu oran ülkede iş yapmanın pek çok diğer ülkeye kıyasla daha zor olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan, Dünya Bankasının İş Yapma Endeksine göre Afganistan, İşe Başlama Kolaylığı açısından 189 ülke içerisinde 24. sırada bulunmaktadır. 2014 yılı sonu itibariyle ülke güvenliğinin ISAF (International Security Assisstance Force) güçlerinden, Afgan Ulusal Güvenlik Güçlerine (Afghan National Security Forces – ANSF) geçmesi ve dolayısıyla uluslararası güvenlik güçlerinin Afganistan’dan çekilecek olmasının ülke ekonomisi üzerinde önemli sonuçları olacağı düşünülmektedir. Afganistan’ın uluslararası partnerleri tarafından 2016 yılına kadar önemli ölçüde mali yardım yapılması sözü verilmiş olsa bile, ISAF güçlerinin ülkeden çekilmesi ülkede gelecek dönemde oluşabilecek belirsizliği arttırmaktadır.

Sonuç

Afganistan uzun dönemlerden bu yana iç karışıklık ve savaşla uğraşan bir ülke olması hasebiyle tarım dışında güçlü başka sektörü bulunmayan bir ülke konumundadır. 2001 krizi ülkeye çok büyük kayıp yaşatmıştır. Ekonomik çizelgeler iyi gibi gösterse bile GSYİH ‘de yaşanan büyüme Afganistan halkına büyük bir etki sağlamamıştır. GSYİH ve Kişi başına düşen milli gelir ekonomilerin gücünü ölçme bakımından kullanılsa da aslında her ülkenin maddi yeterliliğini ölçecek veriler değildir. Çünkü Afganistan 2001 yılından itibaren dış desteğe bağlı bir ekonomiye sahip olup Dış borçlarının yüksek derecelere ulaşması ve ülkedeki terör faaliyetlerinden dolayı ekonominin güvensiz hale gelmesine sebep olmuştur. Ülke kazandığı gelirlerden kendi memurunun maaşını bile tam manasıyla ödeyebilecek durumda değildir. Şuan Afganistan nüfusunun %36’sı yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Ülkede seyyar döviz bozdurma tezgahları dahi bulunmaktadır.(bknz. resim 2). Ülkede her geçen gün belirsizlik gün geçtikçe artmakta ve terör olaylarından dolayı insanlar göç etmek zorunda kalmaktadır. Aslında özgürlük adına batı tarafından yapılan saldırılara maruz kalan tüm ülkelerin yaşadığı durumdan bir farkı yoktur. Dünyanın ezilenleri ayağa kalkıp herkes için adil bir dünya yönetimi meydana gelmediği müddetçe bu senaryolar değişmeyecektir.

Samet GÖYDENİZ | UGSAM Araştırmacısı | Şubat 2019

Dosyanın Tamamına Ulaşmak İçin | Afganistan

hakkında Ugsam

Ayrıca kontrol et

Hocalı Soykırımı |Azerbaycan

Bugün günlerden 26 Şubat. Tarihe kara harflerle yazılan bugünde hiç unutmadığımız ve hiç unutamayacağımız bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

casino metropol casino maxi