15 Ekim 2019 - Salı
Anasayfa / Avrupa / UGSAM Ülke Raporları | Rusya

UGSAM Ülke Raporları | Rusya

— Raporun İçinden

Rusya’nın Dini Yapısı

Sovyet dönemine kıyasla Federasyon zamanı Rusya’da din olgusunun toplumsal hayat içindeki önemi ve görünürlüğü artmıştır. RF Anayasası’nın 14. Maddesi’ne esasen laik özelliğini koruyan Rusya Federasyonu’nda inançların özgürlüğü ve saygınlığı kanunlar tarafından tespit edilmiştir. RF Anayasası’nın 28. Maddesi inanç hürriyetini anayasal bir hak ilan ederken, RF Ceza Kanunu’nun 148. Maddesi de “inançlı insanların duygularını rencide edici”, “dini teşkilatların faaliyetlerini veya dini ayinlerin yapılmasını engelleyici” hareketler için cezalar öngörmektedir.  Bu bağlamda eski dinî mabetler restore edilerek tekrar dinî amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır ki, bunların içerisinde cami ve diğer inançların ibadethanelerle beraber yeniyeni kiliseler ibadete açılmıştır. Rus Ortodoks Kilisesi ve Rusya Müslümanları Din İdaresi gibi dinî kuruluşların faaliyetleri, ideolojik baskı olmadan ve eskiye nazaran çok daha canlı bir şekilde yürütülmektedir. Dinî bayramlar serbestçe ve geniş çaplı olarak kutlanmaktadır.

Ülke vatandaşları kapsamında gerçekleştirilen anketler sonucu elde olunan verilere esasen insanların inanç istatistikleri aşağıdaki gibidir:

– İnançsız %25;
– Ortodoks Hristiyan %64;
– Hristiyanlığın diğer mezhepleri %1;
– İslamiyet %6,
– Diğer inançlar %1;
– Cevap yok %4.

Anketten de görüldüğü kadarı ile Sovyet döneminde yerleşen kültürel dinamiğin bir sonucu olarak Rusya toplumunun yaklaşık olarak 1/4’i kendini “inançsız” olarak tanımlamaktadır. Ülkenin başlıca dini olan Hristiyanlık içerisinde büyük çoğunluğu (tamamı) ‘Ortodoks’ mezhebine intisap etmektedir. Dine gerekli önem verilmeye başladığı son yıllarda Rusya Federasyonu’nda devlet iktidarının bu istikamet üzere yeni adımlar attığı gözlenmektedir. Örneğin, Devlet Duması önemli meselelerde Moskova Patrikliğine danışma kararını almış, birçok devlet kurumunda ibadethaneler açılmış, ortaokul müfredatına “Dinî Kültürler ve Laiklik Esasları” dersi eklenmiş, bazı yüksek öğretim kurumlarında ilahiyat fakülteleri kurulmuş, Rusya Federasyonu ordusunda “din görevlisi” kadrosu teşkil edilmiş bulunmaktadır. Devletin içinde etnik Rus unsurunun ağır basması sebebiyle bu adımlar daha ziyade Ortodoks Hristiyanlığın teşvik edildiği görüntüsünü ve sonucunu vermektedir. Bu açıdan özellikle ortaokul müfredatına alınan “Dinî Kültürler ve Laiklik Esasları” dersi, bu dersin işleniş biçimi ve ders kitaplarının içeriği eleştirilere sebep olmuştur.

7.1. Rusya’da İslam ve Müslümanlar

Uzun yıllar komünizm rejiminde yaşayan Rus halkı ve Müslümanlar çok büyük zulümler gördü. Komünizmin çökmesiyle rahat bir nefes alan insanlar özgürlüklerini kazanır kazanmaz inançları çerçevesinde yaşamlarını sürdürmeye başladılar. Günümüzde İslam`ı kabul edenlerin giderek artış gösterdiği ve 20 milyonu aştığı belirtilen Müslüman nüfusun çoğunlukla İdil-Ural, Kuzey Kafkasya, Batı Sibirya bölgelerinde ve Moskova ile St. Petersburg şehirlerinde yaşamaktadırlar.

7.1.1. Tarihi Süreci

Rusya’da yaşayan Müslümanların tarihi oldukça eskiye dayanmakla birlikte tarih boyunca Rusya’da yaşayan Müslümanlar Rus Ortodoks Hıristiyanlarla oldukça problemler de yaşamışlardır. Bu bağlamda iki grup arasında dönem-dönem savaşlar ve sürgünler yaşanmıştır. Komünizm döneminde diğer dinler gibi İslam da Rusya’da yasaklandı. Müslümanlarda kimi hicret etti, kimi komünizm rejimi altında kaldı. Komünizm dağıldıktan sonra, Müslümanlar kendilerini hızlıca toparlamaya başladılar. Orta Asya Cumhuriyetleri bağımsızlık kazandılar ve Rusya’dan ayrıldılar. Yaklaşık bir asır komünizm rejiminde yaşayan Rus halkı ve Müslümanlar çok zulüm gördüler. Bir boşluk içinde kalan Rus halkı eski Hıristiyan Ortodoks dinine dönerken, bazıları da İslam’ı seçtiler. Bugün Rusya Hıristiyanlık, Budizm, Musevilik ve İslam’ı barındıran bir ülke haline geldi. Rusya’da sayısal olarak ikinci büyük din İslam’dır.

7.1.2. Rusya’da İslam’ın Yeniden Dirilişi

1991’de yeniden yapılanma, yani Rus deyimiyle “Perestroyka”dan sonra, din özgürlüğü gündeme geldi. Komünizm ideolojisi altında ezilen insanların çoğu çok özledikleri ve bir umut kapısı olarak gördükleri dinlerine sarıldılar. Rusya’da İslam başta olmak üzere din mensubu gruplar gün geçtikçe çoğalmaya başladı. “Perestroyka”dan sonra Müslümanların durumuna bir göz atarsak, Müslümanlar daha çok örgütlenmeye ve tebliğ çalışmalarına başladılar. Etnik Müslüman olan nüfusuna bir de yeni Müslüman olan nüfus katıldı. Bu nüfusun çoğu Ruslardan oluşmaktadır. Bugün hala Rusya’da etnik Rus olan insanlar din olarak İslam’ı seçiyorlar. Ve dolaysıyla Müslümanların sayısı her geçen gün artmaktadır. Ama bugüne kadar Rusya Müslümanlarının tam sayısı bilinmemektedir. Bugün Rusya’da Sibirya’dan Başkırt’a, Tataristan’dan Kafkasya’ya kadar Müslüman nüfusu artmaktadır. Bazı siyaset bilimciler durum böyle devam ederse Rusya’da 20 sene sonra Müslüman nüfusunun daha fazla olacağına dikkat çekmekteler.

Rusya laik bir devlet olduğu halde Türkiye’deki gibi anayasaya dayandırarak bir Diyanet İşleri Başkanlığı kurmuş ve dini tekelleştirmek amacıyla din işleri, merkezi hükümetin kontrolünde yürütülmektedir. Dolaysıyla Diyanet işlerinde çalışan ve görev yapan Müftüler ve Din adamları Rusya Federasyonu Anayasaya uygun bir şekilde dini anlatmak ve yorumlamak zorunda bırakılıyor. Bu durum, İslami yaşamı benimseyenlerin hedefi haline geliyor. Rusya bunlara, “terörle mücadele” olarak isimlendirerek veya “bölücü örgütler” adı altında baskı uygulamaktadır.

Karman ELESGERLİ | UGSAM Araştırmacısı | Mart 2019

Dosyanın Tamamına Ulaşmak İçin | Rusya Ülke Raporu

hakkında Ugsam

Ayrıca kontrol et

Hocalı Soykırımı |Azerbaycan

Bugün günlerden 26 Şubat. Tarihe kara harflerle yazılan bugünde hiç unutmadığımız ve hiç unutamayacağımız bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

casino metropol casino maxi